<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Bildikleriniz</title>
        <description>Pratik bilgiler, püf noktaları, bunları biliyormuydunuz, bildikleriniz, bildiğiniz konular hakkında hem alıntı yazılar hem kendi yazılarım olan paylaşım günlüğü</description>
        <link>http://bildikleriniz.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 23:14:18 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>bardaktaki buzlar birbirlerine neden yapışırlar?</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/bardaktaki-buzlar-birbirlerine-neden-yapisirlar_27957851.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/bardaktaki-buzlar-birbirlerine-neden-yapisirlar_27957851.html</guid> 
            <description>Buzun erimesi i&amp;ccedil;in yalnızca sıcaklık değil basın&amp;ccedil; da &amp;ouml;nemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basın&amp;ccedil;la alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın i&amp;ccedil;inde ya da bir bardakta &amp;uuml;st&amp;uuml;ste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basın&amp;ccedil; oluşturur ve bu noktada &amp;ccedil;ok k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k kısım erir.Buradan hareket eden su &amp;ccedil;ok az yanda iki buz k&amp;uuml;p&amp;ccedil;&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml;n birleştiği noktada tekrar donar. İki buz par&amp;ccedil;ası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntıdır.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/bardaktaki-buzlar-birbirlerine-neden-yapisirlar_27957851.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:35:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>kumaşlar yıkandıktan sonra neden çekerler?</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/kumaslar-yikandiktan-sonra-neden-cekerler_27957711.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/kumaslar-yikandiktan-sonra-neden-cekerler_27957711.html</guid> 
            <description>Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama b&amp;uuml;k&amp;uuml;mlerin a&amp;ccedil;ılarındaki deformasyonun yarattığı &amp;ccedil;ekme kuvveti daha fazla olduğundan sonu&amp;ccedil;ta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;lerine d&amp;ouml;nemez. Su, y&amp;uuml;ksek ısı, &amp;ccedil;alkalama, sabun hepsi kumaşın &amp;ccedil;ekmesini kolaylaştırır. Kumaş birka&amp;ccedil; kez yıkandıktan sonra &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;leri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında &amp;ccedil;ekmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntıdır.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/kumaslar-yikandiktan-sonra-neden-cekerler_27957711.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>saat neden sol kola takılır?</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/saat-neden-sol-kola-takilir_27957611.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/saat-neden-sol-kola-takilir_27957611.html</guid> 
            <description>&amp;Ouml;zel bir durum veya farklı olma d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncesi yoksa insanların &amp;ccedil;oğu saatlerini sol kola takar. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; &amp;ccedil;oğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere &amp;ccedil;arpıp zarar g&amp;ouml;rme olasılığı y&amp;uuml;ksektir. Zaten saatin kurma d&amp;uuml;ğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten &amp;ccedil;ıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntıdır.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/saat-neden-sol-kola-takilir_27957611.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:33:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>yapıştırıcılar hakkında</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/yapistiricilar-hakkinda_27957451.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/yapistiricilar-hakkinda_27957451.html</guid> 
            <description>Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. G&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zde imalat&amp;ccedil;ılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer &lt;br /&gt;veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en &amp;ouml;nemli g&amp;ouml;rev yapıştırıcıdadır. &lt;br /&gt;Yapıştırıcının molek&amp;uuml;llerinin diğer iki madde molek&amp;uuml;lleri ile birleşme eğilimi g&amp;ouml;sterir bir yapıda olması gerekmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntıdır.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/yapistiricilar-hakkinda_27957451.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:32:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>a4 boyutu nedir?</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/a4-boyutu-nedir_27957291.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/a4-boyutu-nedir_27957291.html</guid> 
            <description>&lt;table width=&quot;100%&quot; cellpadding=&quot;5&quot; cellspacing=&quot;0&quot;&gt;&lt;tr&gt;&lt;td height=&quot;100%&quot; width=&quot;85%&quot; valign=&quot;top&quot;&gt;Bilgisayarların ancak bilgi işlem merkezlerinde olduğu o yıllarının b&amp;uuml;y&amp;uuml;k teknoloji harikaları hesap makineleriydi. Elimizden d&amp;uuml;şmezdi. Bir g&amp;uuml;n kağıdın boyunu enine b&amp;ouml;l&amp;uuml;nce &amp;ccedil;ıkan 1.4142 sayısı pek tanıdık gelmişti. Bu karek&amp;ouml;k 2&amp;rsquo;den başka birşey değildi. Sanki b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir buluş yapmıştım. Oysa b&amp;ouml;yle bir kağıt oranının farkedilmesinin tarihi 1768&amp;rsquo;e kadar gidiyordu. Karek&amp;ouml;k ikinin anlamı &amp;ccedil;ok basitti. Bu orana sahip kağıdı her ikiye katladığınızda uzun kenarın kısa kenara oranı hi&amp;ccedil; değişmeden karek&amp;ouml;k 2 kalıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karek&amp;ouml;k 2&amp;rsquo;nin &amp;ouml;nemi kağıt &amp;uuml;zerindekilerin aynı oranda b&amp;uuml;y&amp;uuml;t&amp;uuml;lmesini veya k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;lt&amp;uuml;lmesini sorunsuz yapmasından geliyor. Bu oranın avantajları ilk kez 1768&amp;rsquo;de Alman bilim adamı Georg Lichtenberg tarafından yazıldı (2). Bu y&amp;uuml;zyılın başında Dr Walter Porstmann, Lichtenberg'in fikrini kullanarak &amp;ccedil;eşitli kağıt boyutları tasarladı ve 1922&amp;rsquo;de Almanya&amp;rsquo;da DIN 476 standardı olarak kabul edildi. Kullanımdaki en yaygın kağıt boyutu A4 olduğu i&amp;ccedil;in DIN A4 olarak adlandırıldı. Bu standart &amp;ccedil;ok sayıda &amp;uuml;lke tarafından kabul edildi. 1975&amp;rsquo;de uluslararası standart olarak kabul edildi (ISO 216). Şimdi ABD ve Kanada dışında hemen hemen t&amp;uuml;m &amp;uuml;lkelerdeki kağıt standardı budur. Amerikalılar da birg&amp;uuml;n kabul edecekler ama ne zaman? Onların letter boyutunu hep sa&amp;ccedil;ma bulmuşumdur, ısrarlarının inattan başka birşey olmadığına inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A4, A0&amp;rsquo;in 4 kez katlaması sonucu &amp;ccedil;ıkan boyuttur. 210x297 mm boyutlarındadır. A0 kağıdın boyutu 841x1189 mm olarak tasarlanmıştır. Bu da tam 1 metre kare alana sahip olduğu anlamına gelmektedir. A1: 0, 5, A2:0, 25, A3:0, 125, A4: 0, 0625 metrekaredir.&lt;br /&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:30:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bir hafta neden 7 gündür?</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/bir-hafta-neden-7-gundur_27957141.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/bir-hafta-neden-7-gundur_27957141.html</guid> 
            <description>Babilliler 7 g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk &amp;ccedil;ağlarda bilinen beş gezegen ile g&amp;uuml;neş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde g&amp;ouml;ğ&amp;uuml;n 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, m&amp;uuml;zik notalarının 7 oluşu sayının &amp;ouml;nemini daha &amp;ccedil;ok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul g&amp;ouml;rmedi. Rusya 5 g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k hafta uygulamasına ge&amp;ccedil;ti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 g&amp;uuml;n olarak kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntıdır.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/bir-hafta-neden-7-gundur_27957141.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:29:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>en uzun ingilizce kelimeler ve anlamları</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/en-uzun-ingilizce-kelimeler-ve-anlamlari_27956971.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/en-uzun-ingilizce-kelimeler-ve-anlamlari_27956971.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;antidisestablishmentarianism: Asıl anlamı &quot;İngiliz Kilisesi'nin Kaldırılmasına karşı olmak&quot;... G&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zde &amp;ccedil;oğu zaman &quot;m&amp;uuml;esses nizamın kaldırılmasına karşı olmacılık&quot; anlamında kullanılıyor ve yaygın olarak İngilizce'deki en uzun s&amp;ouml;zc&amp;uuml;k olarak biliniyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;honorificabilitudinity: &quot;honorificabilitudo&quot; yani &quot;honourableness&quot; s&amp;ouml;zc&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nden t&amp;uuml;retme yoluyla... Şekspir'in kullanmış olduğu en uzun s&amp;ouml;zc&amp;uuml;k olma şerefini taşıyor: &quot;I marvel thy master hath not eaten thee for a word; for thou art not so long by the head as honorificabilitudinitatibus: thou art easier swallowed than a flap-dragon.&quot; [Love's Labour's Lost, Act 5, Scene 1]&lt;/p&gt;&lt;p&gt;floccinaucinihilipilification: Mizahi bir s&amp;ouml;zc&amp;uuml;k. Anlamı: &quot;değersiz bulma huyu veya eylemi&quot;...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;hippopotomonstrosesquipedalian: Bir sıfat. Anlamı &quot;&amp;ccedil;ok &amp;ccedil;ok uzun bir s&amp;ouml;zc&amp;uuml;ğe ilişkin&quot;. Hipopotam ve monster k&amp;ouml;klerine akrabalığı yanında, Latince sesquipedalis, &quot;bir bu&amp;ccedil;uk ayak, yani &amp;ccedil;ok uzun&quot; [sesqui, &quot;bir yarım daha&quot; + pes, ped-, &quot;ayak&quot;] kavramından oluşturulduğu g&amp;ouml;r&amp;uuml;l&amp;uuml;yor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;supercalifragilisticexpialidocious: 1964 Walt Disney &quot;Mary Poppins&quot; filmi ile &amp;uuml;nlenen bir s&amp;ouml;zc&amp;uuml;k. Filimde kullanılan bi&amp;ccedil;im, &quot;supercalifragilistic&quot; idi. &quot;Şahane, harika&quot; anlamında, genelde &amp;ccedil;ocuk dilinde kullanılan bir uydurma s&amp;ouml;zc&amp;uuml;k...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;pneumonoultramicroscopicsilicovolcanoconiosis: Walla, bunu da hekimlere sorun, kardeşim -- herşeyi ben bilemem!! [Anladığım kadarıyla bu bir hastalık adı: &quot;ince silikat veya kuarts tozlarının ciğerlere &amp;ccedil;ekilmesinden kaynaklanan pn&amp;ouml;mokoniosis !!&quot;&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/en-uzun-ingilizce-kelimeler-ve-anlamlari_27956971.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:28:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>beyin nasıl öğreniyor</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/beyin-nasil-ogreniyor_27956711.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/beyin-nasil-ogreniyor_27956711.html</guid> 
            <description>Beynin nasıl &amp;ouml;ğrendiği konusunda son yirmi yıl i&amp;ccedil;inde beklenmedik gelişmeler oldu. Beyninin her iki lobundan biri alınan bir hasta &amp;uuml;zerinde, 1981 yılında Roger Sperry adlı bilimadamının ortaya &amp;ccedil;ıkardığı ger&amp;ccedil;ekler hızlı &amp;ouml;ğrenme ve hafıza eğitimi metotlarında &amp;ccedil;ığır a&amp;ccedil;tı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;Uuml;lkemizde eğitim ni&amp;ccedil;in &amp;ldquo;&amp;ouml;ğrenciler i&amp;ccedil;in k&amp;uuml;lfet ve hatta &amp;ccedil;ekilmez y&amp;uuml;k haline geldi?&amp;rdquo; Neden okulunu bitiren işe yarar hayat becerileri kazanamamakta, mesleğini &amp;ouml;ğrenememektedir? T&amp;uuml;m bu soruların cevabı aslında beynin nasıl &amp;ouml;ğrendiği ile ilgili g&amp;ouml;r&amp;uuml;nmektedir. Beyin ve &amp;ouml;ğrenme ger&amp;ccedil;eklerine ters bir şekilde s&amp;uuml;rd&amp;uuml;r&amp;uuml;len eğitim, eğitmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllardaki bunca gelişmelere rağmen beyin, h&amp;acirc;l&amp;acirc; insan v&amp;uuml;cudunun &amp;ccedil;alışması hakkında en az şey bilinen organı olma &amp;ouml;zelliğini koruyor. Bilim adamları, bir&amp;ccedil;ok kişinin beyin potansiyelinin yalnızca % 4&amp;ndash;8 arasındaki bir kısmının kullanıldığını &amp;ouml;ne s&amp;uuml;rmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna g&amp;ouml;re keşfedilmemiş engin bir d&amp;uuml;nyanın k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir adasında yaşıyoruz. Son zamanların en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bilimsel &amp;ccedil;alışması olan &amp;ldquo;genom projesi&amp;rdquo;nden sonra beynin sırlarının &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;lmesi bilim d&amp;uuml;nyasının hedef tasarısı haline geldi.. Yakın gelecekte &amp;ouml;zellikle eğitim ve &amp;ouml;ğrenme konusunda yeni &amp;ccedil;ığırlar ve olağan&amp;uuml;st&amp;uuml; ufuk ve imkanlar ortaya &amp;ccedil;ıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyin ger&amp;ccedil;ekleri, başarılı bir eğitimin insanın &amp;ouml;ncelikle kendini tanıması ve keşfetmesine bağlı olduğunu g&amp;ouml;steriyor. İnsan beyni yaratılış itibarıyla bir &amp;ouml;ğrenme programıyla y&amp;uuml;kl&amp;uuml; olarak gelmektedir. Ancak bu programın yanında &amp;ldquo;kullanıcı el kitabı&amp;rdquo; mevcut değildir. Zaman ge&amp;ccedil;tik&amp;ccedil;e &amp;ouml;ğrenilen bilgi ve becerilerin modası ge&amp;ccedil;mekte ve kullanılmaz hale gelm.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/beyin-nasil-ogreniyor_27956711.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:26:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>huzurlu olmanın kuralları</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/huzurlu-olmanin-kurallari_27956501.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/huzurlu-olmanin-kurallari_27956501.html</guid> 
            <description>1. Ufak şeyleri dert etmeyin.&lt;br /&gt;02. Kusursuz olamayacağınızı kabullenin.&lt;br /&gt;03. Rahat ve ılımlı insanların &amp;ccedil;ok başarılı olamayacakları d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncesini bir yana bırakın.&lt;br /&gt;04. Olumlu ve olumsuz d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce kartopunun &amp;ccedil;ığ gibi b&amp;uuml;y&amp;uuml;me etkisini g&amp;ouml;z &amp;ouml;n&amp;uuml;ne alın.&lt;br /&gt;05. Sevgi kapasitenizi geliştirin.&lt;br /&gt;06. Unutmayın: &amp;Ouml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml;z zaman yapılacak işler listeniz h&amp;acirc;l&amp;acirc; dolu olacaktır.&lt;br /&gt;07. Kimsenin s&amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; kesmeyin, c&amp;uuml;mlesini siz bitirmeyin.&lt;br /&gt;08. Birisine bir iyilik yapın ve kimseye bundan bahsetmeyin.&lt;br /&gt;09. Bırakın ilgiyi başkaları toplasın.&lt;br /&gt;10. İ&amp;ccedil;inde bulunduğunuz &amp;acirc;nı yaşamayı &amp;ouml;ğrenin.&lt;br /&gt;11. Sizden başka herkesin bilgili olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n.&lt;br /&gt;12. Sabır geliştirme egzersizleri yapın.&lt;br /&gt;13. Sevgi elini &amp;ouml;nce siz uzatın.&lt;br /&gt;14. Kendinize sorun: Bir yıl sonra bunun bir &amp;ouml;nemi olacak mı?&lt;br /&gt;15. Ger&amp;ccedil;eği kabul edin: Hayat &amp;acirc;dil değildir.&lt;br /&gt;16. Arada sırada canınızın sıkılması yararlıdır: Bırakın canınız sıkılsın.&lt;br /&gt;17. Strese dayanma g&amp;uuml;c&amp;uuml;n&amp;uuml;z&amp;uuml; azaltın.&lt;br /&gt;18. Haftada bir kez y&amp;uuml;rekten gelen bir mektup yazın.&lt;br /&gt;19. Sık tekrar edin: Hayat acil bir durum değildir.&lt;br /&gt;20. Zihninizde &amp;ouml;zel bir b&amp;ouml;l&amp;uuml;m a&amp;ccedil;ın.&lt;br /&gt;21. Her g&amp;uuml;n bir dakikanızı, minnettar olduğunuz birini d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmek i&amp;ccedil;in harcayın.&lt;br /&gt;22. Tanımadığınız insanların g&amp;ouml;zlerine bakın ve g&amp;uuml;l&amp;uuml;mseyerek merhaba deyin.&lt;br /&gt;23. Her g&amp;uuml;n kendinize biraz sessiz zaman ayırın.&lt;br /&gt;24. Yaşamınızdaki insanları minik &amp;ccedil;ocuklar ve y&amp;uuml;z yaşında ihtiyarlar olarak d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n.&lt;br /&gt;25. &amp;Ouml;nce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.&lt;br /&gt;26. Daha iyi bir dinleyici olun.&lt;br /&gt;27. Savaşlarınızı akıllıca se&amp;ccedil;in.&lt;br /&gt;28. &amp;Ccedil;&amp;ouml;p&amp;uuml; &amp;ccedil;ıkarma sırasının kimde olduğunu hatırlamıyorsanız gidip siz &amp;ccedil;ıkarın.&lt;br /&gt;29. Ele.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/huzurlu-olmanin-kurallari_27956501.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:24:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>zeka türleri</title>
            <link>http://bildikleriniz.blogcu.com/zeka-turleri_27956371.html</link>
            <guid>http://bildikleriniz.blogcu.com/zeka-turleri_27956371.html</guid> 
            <description>Dr. Vickers'ın tespit ettiği zekayı ortaya &amp;ccedil;ıkaran belli başlı kriterler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M&amp;uuml;ziksel Zeka:&lt;br /&gt;- Okul dışı &amp;ouml;ğrendiği şarkıları s&amp;ouml;yler&lt;br /&gt;- &amp;Ccedil;evre sesine duyarlıdır&lt;br /&gt;- &amp;Ccedil;alışırken ritmik tempo tutar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilsel Zeka:&lt;br /&gt;- Hikayeler anlatır&lt;br /&gt;- Espriler anlatır&lt;br /&gt;- Olaylar uydurur&lt;br /&gt;- Hafızası iyidir&lt;br /&gt;- Okumayı sever&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedensel / Kinetik Zeka:&lt;br /&gt;- Hamur t&amp;uuml;r&amp;uuml; &amp;ccedil;alışmaları tercih eder&lt;br /&gt;- Yeni şeyleri eller&lt;br /&gt;- Kendini tiyatrovari şekilde ifade etmeyi sever&lt;br /&gt;- Uzun s&amp;uuml;re oturunca sallanır, kıpırdanır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal Zeka:&lt;br /&gt;- Arkadaş &amp;ccedil;evresi geniştir&lt;br /&gt;- Doğal bir lider olarak davranır&lt;br /&gt;- Organizasyonlara katılır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematiksel Zeka:&lt;br /&gt;- Bir şeyin nasıl &amp;ccedil;alıştığını sorgular&lt;br /&gt;- Akıl hesaplarını hızlı yapar&lt;br /&gt;- Strateji oyunlarını sever&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntıdır.. ( &lt;a href=&quot;http://bildikleriniz.blogcu.com/zeka-turleri_27956371.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:23:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://bildikleriniz.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>